Cuma, Mart 6, 2009
Perşembe, Mart 5, 2009
...pencerem
yazmak istiyorum
hergün pencereme gelip camın buğusuna bir kaç harf yazmak istiyorum,ama yazamıyorum,nedenini bilmiyorum..
aman dediğimde derdimi dinleyecek arkadaşlarım var,içimde birsürü amanlı yaman cümlem var,biriktiriyorum,anlatamıyorum,konuşamıyorum...
kızıyorum
sinirleniyorum
hayatımda ilk defa bu kadar çok kırıyorum belkide
acıtmak istiyorum,ve acıtıyorum..
ama sadece beni acıtmışları,acıtmasından korktuklarımı..
kendimle cebelleşip,engel olmaya çalışıyorum,olmuyor..
telafi etmeye çalışırken,alttan almaya çalışırken,bir de bakıyorum gayri ihtiyari yine üste çıkmışım..
ben böyle değildim ki,ne oldu..
küsüyorum,susuyorum..
ağlıyorum..
ve birde güzel haber bu güne
nihayet karakedimle de sözleniyorum;aldık yüzüklerimizi haftasonu kapalıçarşıdan..
saldırgan halimden bunalıp kaçmazsa tabi
Cumartesi, Şubat 14, 2009
...
YYY
YYYYYY
YYYYYYYYY
SEVGİNİN DE GÜNÜ MÜ OLUR,GÖNÜLDE SEVGİ VARSA
HER GÜN SEVGİNİN OLUR...
![]()
Pazartesi, Ocak 12, 2009
Pazar, Ocak 11, 2009
...pencerem
İyİ kİ
DoğDum
GöRDüN müÜü
YiRMi BeŞ
OoOLDuUumMmM
Cuma, Ocak 9, 2009
...pencerem
avuçlarım öyle sıcak ki
bir parça kar aldım arabaların üstünden,hemen eridi...
Pazartesi, Ocak 5, 2009
...penceremden uzaktaki martılar

*Martılar Ki
Günlerdir körköstebek nefsimle öyle hırlı
Ve öylesine harlı ki
esrik nefesim
Bir kibrit tutsam parlayacak.
Bir sarnıç gemisi diyecekler alev almış
Boğazın iki yakasından
oysa bir gaz tenekesiyle bir şişe mavg
Gelişi güzel mi güzel bir ocak
Suların ortasında sevgili öfkemle benim
Yanacak bahar erişinceye değin
Soğuktan morarmış kanatlarını
ısıtsın diye martılar
Martılar ki sokak çocuklarıdır denizin
*Can Yücel
severim kışı,soğuğu,denizden kıyıdaki bana gelen soğuk lodosu,benden denizin üstündeki martıya giden poyrazı,ikisinin arasında kalan şapşal beni,martıları,beni,ağaçların kuru dallarını,beni,deniz kenarındaki minik çay bahçelerini,beni ve benim yanımdaki seni severim...
o soğukta beremi,atkımı,paltomu,paltosuzları,eldivensiz elini,elimi,soğuklara rağmen sıcaklığını severim...
yürümeyi,yürümeyi,yürümeyi severken gördüğümüz burnu kızarmış kestaneciyi,sen kestane alırken elimi ısıtmayı,yerlere atmadığımız kestane kabuklarını severim...yine de ben bunları severken,üşümesin kimse,tez gelsin ben bu sevecenlikle baharı da çok severim
Pazartesi, Kasım 29, 2008
...penceremde tanışmaertesi :))
herhalde ömrümce unutmam pazar gününü
ve umarım hep bugün ki gibi,sevinçle yadederim...
giyindik,kuşandık,hazırlandık maaile,başladık beklemeye...
güzel oldum mu babaaa dedim
gülümsedi,yaklaştım,öptü beni
babam da bir tuhaf,komik,hüzünlü haller...
"geliyoruz az kaldı"dedi karakedim kısamesajında,ayy ay böyle titremişmiydi ellerim acaba hiç o güne kadar?
geldiler,yağmur yağıyordu,bereketti...
hoşgeldinizler,salona geçinizler...sonra ben çıktım,öptüm herkesi,bi öpmedim karakedimi
herkes oturdu,bende...
bir kaç dakika geçmişti ki,annemin tembihlediği üzre mutfağa gittim,kahve pişirmeye
ayy ayy 10 fincan kahve,köpürt köpürtebilirsen,deterjan mı kullansam ne:?
neyse,annem koştu,yetişti,ben pişiriyomuş gibi yaptım ama o pişirdi
tepsiyi aldım elime,zangır zangır allahım o nasıl titreme,bunda böyleysem istemeye geldiğinde nasıl olurum kim bilir,neyse...
en son sevgilime verdim kahvesini,benden farklı mı sanki,o nasıl kırmızı yanaklar,nasıl bir gülümseme,mahçup çekingen...
hepi topu 3 saat oturdular,arada 10-20 saniyelik derin sessizlikler olsa da, tanıştılar,konuştular,arada güldüler de...
babamın hala yorumsuz olduğunu, annemin kızarmış karakedimi,sevimli ve saygılı bulduğunu biliyorum,abimle tanıştırmıştım,o sevmişti,ikizler de öyle
O'nun ailesi de,sevmiş beni,hadi bakalım
Amaneyciğimin dediği gibi,rast gele
Hayır olandadır diyor,ve şükrediyorum çokca,ayrı geçen,özlenen günleri düşünüpde...
pencerenin ahvali işte böyle...
Cumartesi, Kasım 27, 2008
...penceremde tanışma heyecanı
ve nihayet büyük gün geliyor...
arada dargınlıkları,ayrılıkları,kavuşmaları,bekleyişleri,gün sayışları,öfkelenip özleyişleriyle 6 sene paylaştık biz...
karakedim,bitanecik sevgilim
ve yarına biz,bizi biz yapanları ailelerimizi tanıştırıyoruz,evimizde heyecanlı bir bekleyiş var...
annem,annesi acaba seveceklermi birbirlerini?umarım ellerim titremez heyecandan,dökmem kahveleri üzerlerine,hiç heyecanlanmam derdim,çok farklıymış...
1 ay öncesinde "evet"dedim de karar verdik bu güne nasıl geçti onca gün,nasıl geçmiş 6 sene...
ne çabuk geldi büyük gün
hadi bakalım,güzelce geçsin umarım vakit...
ne demiş bilenler;
hayır olandadır...
çok şükür
Cumartesi, Kasım 20, 2008
...pencerem

günlerden cumartesi
hava yağmurlu
soğuk
tam benlik
ilkgençlikyıllarımda,yağmurlu havalarda yürümeyi severdim,şimdilerde favorim koltuğuma kıvrılıp sessizce yağmuru,televizyonu,ev ahalisini izlemek...özellikle de şu an...
çizmem gereken bir dünya pafta var,teslim tarihlerim yaklaşıyor...
masamda balıklı tombik kavanozum,minicik bi kaktüsüm bir fincan sıcak portakal çayım var...
sabah ofise gelince çizdim,bir müddet...ama bitmesi gereken projemi değil...
bir koltuk çizdim,bir sehba önüne,üstüne balıklı fanusumu,altına bi kaç kitap bir abajur ve olmazsa olmazım pencerem
...boyadım perdemi en gerçek hüzün rengine,duvara bi tablo,önüme bir süslü yılbaşı çamı...gökyüzünü maviye boyadım aslında gri bugün gökyüzü napalım bu da böyle olsun...
kendimi bugün ofise ait hissetmiyorum,ne masam,bilgisayarım,o bu şu...
çizdiğim o pencerenin önünde,o koltukda,o balığı seyretsem...yağmur sesini duysam...
ne güzel olurdu...



